Marmara Bölgesi'nde, Bursa'nın en büyük merkez ilçesi olan Osmangazi, doğuda Gökdere, batıda Nilüfer Deresi ve Yeni Mudanya Yolu, kuzeyde Samanlı Dağları, Nilüfer Çayı ve Bursa Ovası ile çevrilidir. Marmara Denizinin güneydoğu ucunda, Uludağın kuzeybatı eteklerinde bulunan Osmangazi, güneydoğusunda yüksekliği 2.543 m.'ye ulaşan Uludağın dağ köyleriyle çevrelenmiştir. Yüzölçümü 550 mk2 olan ilçenin toplam nüfusu 593.723'tür.
Osmangazi İlçesi'nin tarihi Bursa İli tarihi ile aynıdır. Bursa yöresi MÖ.1200-700 yıllarında Balkanlardan gelen kavimlerin yerleşmesine de sahne olmuştur. Bursa İl merkezinde özellikle Muradiye semtinde bulunan Frig ve Hitit kalıntıları, yeterince açıklık getirmemekle beraber, onların da bu bölgede yaşamış olduklarını göstermektedir. MÖ.700 yıllarında İskit saldırılarından kaçan Bithynialılar da İzmit Körfezinden başlayarak Sakarya ile Bursa arasındaki alana yerleşmişlerdir. Bu durumda Bursa Bithynialıların önemli bir kenti konumuna gelmiştir. MÖ.600de Bursa yöresi Lydialıların eline geçmiş, daha sonra Persler burada egemenlik kurmuşlardır. Daskyleiondaki (Karacabey) Pers satrabının yönetimine bütün bölge girmiştir. MÖ.88de Mithridates (Pontus Kralı) Bursa yöresini ele geçirmiş ve Bithynia Krallığını da kontrolü altına almıştır. MÖ.75 ve 74te Bithynia kralı IV. Nikomedes burasını vasiyet yoluyla Romalılara bırakmıştır.
Roma İmparatoru Traianus (MS.98-117) zamanında Bursa büyük bir gelişim göstermiştir. Bu dönemde Bursa kaplıcalarının özelliği fark edilmiş ve kent Gaius Plinius zamanında sur dışına kadar yayılmıştır. O dönemde yapılan kaplıca hamamları, saray, kütüphane, gymnasium ve agora ile Bursa yeni bir görünüm kazanmıştır. Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılmasından sonra Bursa, Doğu Romanın beş eyaletinden biri olmuştur. Bu dönemlerde Bursa, kuzeyden gelen Gotların, Hunların ve güneyden gelen Arapların akınlarına uğramış ve çok zor günler geçirmiştir. Bizans İmparatoru Iustinianus zamanında kent yeni baştan imar edilmiş, İmparatoriçe Thedora 525te beraberindeki 4000 kişi ile Bursaya gelerek buradaki kaplıcalardan yararlanmıştır. İmparator Constantinius VII. (919-944) kenti bir kez daha onarmış, kiliseler, manastırlar ve yeni hamamlar eklemiştir.
Malazgirt Savaşından (1071) sonra Selçuklu Sultanı Kutulmuşoğlu Süleyman Şah, önce İzniki ele geçirmiş (1008) ve Bizansa karşı büyük bir üstünlük sağlamıştır. Ancak, Haçlıların da yardımıyla Bizanslılar Bursa yöresini yeniden ele geçirmişlerdir. Bursa birkaç kez Selçuklular ile Bizanslılar arasında el değiştirmiştir. Osmanlı Devletinin kurulmasını ve güçlenmesini izleyen yıllarda Osmanlılar buraya yoğun akınlar yapmışlar, sonunda Orhan Gazi 1326das Bursayı ele geçirmiştir. Orhan Gazinin ölümünden sonra 1360ta Sultan I.Nurat Hüdavendigâr Bursada imar çalışmalarına girmiş, Çekirge semtinde kendi ismini taşıyan yapı topluluğunu yaptırmıştır. Yıldırım Beyazıt döneminde ise şehir, yeni yapılan eserlerle daha da genişlemiştir. Ancak Yıldırım Beyazıtın 1402de Ankara Savaşında yenilmesinden sonra Timur Bursaya girmiş ve şehri tahrip etmiştir. Yıldırım Beyazıtın ölümünden sonra on yıl süren kardeş kavgası sonunda Çelebi Sultan Mehmet Bursada yıkılan yapıları yenilemiş ve yeni yapılarla da şehri imar etmiştir. Bundan sonra Osmanlının başkenti olan Bursa, İstanbulun fethine kadar Osmanlının siyasi ve kültürel bir merkezi olmuştur.
Bursa 1841 yılında eyalet merkezi olmuştur. 1855 depremi Bursaya büyük zarar vermiştir. 1859 yılında sancak merkezi, 1867 yılında Hüdavendigâr eyalet merkezi olan Bursa, 1923 yılında da il olmuştur. Kurtuluş Savaşı öncesi 8 Temmuz 1920de Yunanlılar Bursayı işgal etmişler, 30 Ağustos Zaferinden sonra da 10-11 Eylül 1922de şehirden çekilmişlerdir. Cumhuriyetin ilanından sonra Bursa il konumunu korumuştur. Osmangazi Belediyesi 1987 yılında kurulmuştur.